LİKYA YOLU BÖLÜM 3 / KAŞ – DEMRE

LİKYA YOLU BÖLÜM 3 / KAŞ – DEMRE

Likya Yolunun 3. Kısmını ilkbaharda yürümeyi planlamıştık. Ancak bu planımızı, pandemi ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle ertelenmek zorunda kalmıştık. Kaş’ta bitirdiğimiz Likya Yolunun ikinci bölümünden sonra, parkurumuza Kaş’tan devam ediyoruz. 8 Ekim 2021 Cuma gecesi İzmir’den otobüsle yola çıkarak 9 Ekim Cumartesi sabahı Kaş’a ulaştık. Kaş’ta kahvaltımızı yapmamızın ardından yürüyüşümüze başladık. Önce Büyükçakıl sonrasında Limanağzı’na ardından Üzümlü iskelesi, Boğazcık, Kaleüçağzı, Kaleköy, Çayağzı, Gürses, Myra ve en son da Demre’ye ulaştık.

Parkur                  : 1. Gün: Kaş – Üzümlü İskelesi – Boğazcık,

  1. Gün: Boğazcık – Aparlai – Kaleüçağzı – Kaleköy,
  2. Gün: Kaleköy – Çayağzı,
  3. Gün: Çayağzı – Gürses – Myra – Demre,

Konaklama         : Çadır

Hava durumu    : Güneşli, Parçalı bulutlu, 14-33 derece aralığında

Tarih                     : 09 – 12 Ekim 2021

 

  1. Gün – Kaş – Üzümlü İskelesi – Boğazcık

4 kişilik ekibimizle birlikte İzmir’den otobüs yolculuğuna başlayıp, sabah 06.30 gibi Kaş otogarına geldik. Kısa bir süre kahvaltı yapabileceğimiz bir yer aradıktan sonra Belediyenin karşısında ara sokakta yer alan börekçiye girerek kahvaltımızı yaptık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra meydanda bir kahve içtik. Ardından yürüyüş için kıyafetlerimizi değiştirip, son hazırlıkları tamamladık, parkur üzerinde bir su kaynağı bulunmadığı için yanımıza kişi başı 3.5 litre su aldık.  09.00’da yürüyüşümüze başladık. Kaş merkezden başlayan parkur Büyükçakıl’a kadar asfalt yol şeklinde devam etmektedir. Büyükçakıl mevkiini geçtikten sonra patikaya giriş yaptık. Burada sahilden ve yukarıdan devam edecek şekilde 2 farklı rota bulunmaktadır. Biz sahilden ilerleyen rotayı tercih ettik. Limanağzı mevkiine iniş sırasında kısa bir dik kayalık bölümden iniliyor. Bu bölümden inerken dikkatli olmakta fayda var. 5-6 metrelik antik mezar bölgesinden gerçekten de ipli geçiş bulunmaktadır. Bu bölüm çok tehlikeli olmamakla birlikte, dikkatli geçilmesinde fayda var. İpli bölümden geçiş sırasında aşağıdan fotoğraf çekilmesi güzel bir görsel oluşturmaktadır. Bu inişleri tamamladıktan sonra parkur Üzümlü İskelesine kadar inişli, çıkışlı patika olarak devam etmektedir. Bölüm bölüm sahilden ilerleyen rota, bazı yerlerde de içeriden devam etmektedir. Havanın oldukça sıcak olması nedeniyle sık sık mola vererek ilerledik. 15.30’da Üzümlü İskelesine ulaştık. Oldukça yorgun olmamızdan dolayı 1 saate yakın yemek ve dinlenme molası verdik. Üzümlü İskelesinde herhangi bir su kaynağı bulunmamaktadır. Sahilden içeriye doğru 1km civarında bulunan camiden su temin edilebilir. Bununla birlikte sahilde bir baraka denilebilecek bir yerde çay vb. yapıp su satan bir adam var. Biz Üzümlü iskelesine kadar sularımızın büyük çoğunluğunu bitirdiğimiz için ve su temini için ekstra içeriye doğru yürümek istemediğimizden dolayı buradan 1.5 litre su aldık. 1.5 litre su 10 liraya satılmaktadır. Hayatımda aldığım en pahalı su oldu diyebilirim. 1 saat bu bölgede dinlendikten ve bir şeyler yedikten sonra yeniden yürüyüşe devam ettik. Üzümlü İskelesinden sonra bir süre sahilden yürümeye devam ettikten sonra Boğazcık’a doğru çıkış başlamaktadır. Bu çıkış 3km sürmekte ve 300m+ irtifaya çıkılmaktadır.  Sonrasında ufak bir iniş yapıp devamında köye doğru hafif çıkışlı bir eğimle 2.5 km daha yol devam etmektedir. Son bölümlerde patika, yangın yolu ve asfalt olacak şekilde karışık devam eden yol ile havanında hafif karamaya başlamasıyla birlikte 19.00’da Boğazcık’a ulaştık. Hızlıca kamp atabileceğimiz yer aramaya başladık. Kendimize en uygun olabilecek yerin Caminin karşısında bulunan çocuk parkı olduğuna karar verdik. Camide su ve tuvalet bulunmaktadır. Ayrıca caminin alt ve üst bölgesinde 2 tane olmak üzere su sebili bulunmaktadır. Çadırlarımızı çocuk parkına kurduktan sonra hızlıca yemeğimizi yapıp, yememizin ardından dinlenmeye geçtik.

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Üzümlü iskelesinde herhangi bir su kaynağı vb. bir şey olmadığı için biz parkuru uzatarak Boğazcık’ta bitirdik. Siz kendi durumunuza göre parkuru şekillendirebilirsiniz.
  • Parkur için başlangıçta yanımıza 3.5 litre su aldık.
  • Parkur üzerinde herhangi bir su kaynağı bulunmamaktadır.
  • Üzümlü iskelesinde parkurdan içeriye doğru 1km civarında bir camii bulunmaktadır suyu buradan temin edebilirsiniz ya da sahilde bulunan barakada bir kişi satış yapıyor oradan da temin edebilirsiniz. 1.5 litre suyun fiyatı 10 liradır.
  • Büyükçakıl’dan sonra sahil rotasını tercih edecek olursanız, Limanağzı’na iniş sırasında kayalık bölgeden inerken ve ip hattının olduğu bölümden geçerken dikkatli olmanızda fayda var.
  • Parkur Üzümlü İskelesine kadar sert değil ancak sürekli inişli çıkışlı olması biraz bıkkınlık getirebiliyor.
  • Parkurun sahilden ilerlerken kayalık bölümlerin üzerindeki sivri kayalık, çıkıntı vb. yerler ayak tabanlarını oldukça rahatsız ediyor. Bu bölümlerde dikkatli olmanızda fayda vardır.
  • Üzümlü İskelesi sonrası biraz düz devam eden parkur sonrasında ciddi sayılabilecek bir çıkışa dönüşüyor. Bu bölüm uzun kilometreler sonrasında geldiği için oldukça yorucu gelebilmektedir.
  • Boğazcık’ta çadırımızı çocuk parkına kurduk. Karşısında caminin olması ve camide su ile tuvalet olması nedeniyle burayı tercih ettik.
  • Çadır konaklama yapmaz veya dışarıda çadır kurmak istemezseniz Boğazcık’ta pansiyon ve kamping bulunmaktadır. Buraları araştırıp iletişime geçebilirsiniz.
  • Boğazcık’ta market bulunmamaktadır.
  • Parkurun işaretlemeleri genel olarak iyi seviyededir. Ancak yine de yanınızda GPS ve telefonda Wikiloc uygulamasının olmasını tavsiye ederim.
  • Üzümlü İskelesi’nde ve Boğazcık’ta çöp kutuları bulunmaktadır. Çöplerinizi buralara atabilirsiniz. Lütfen doğaya, denize hiçbir çöpünüzü atmayınız.
  • Parkur; patika, kayalık geçişleri, toprak yol ve asfalt içermektedir.

 

  1. Gün – Boğazcık – Aparlai – Kaleüçağız – Kaleköy

Saat 07.00 civarında uyanarak kahvaltımızı yapmamızın ardından toparlanarak 08.30’da Boğazcık’tan yürümeye başladık. Boğazcık’tan sonra 3km kadar hafif çıkışlı bir bölümden ilerledikten sonra Aparlai’ye doğru inişe başladık. 11.20’de Aparlai’ye indikten sonra su kenarında güzel bir yerde dinlenme ve yemek molası verdik. Molamızın ardından yürümeye devam ettik. Aparlai’ye kadar olan bölümde ve sonrasında Kaleüçağız’a kadar herhangi bir su kaynağı bulunmamaktadır. Aparlai bölgesinde 2 tane pansiyon bulunmaktadır. Buralardan su temin edilebilir mi biz sormadık ama ihtiyaç durumuna göre iletişime geçilebilir. Parkur biraz orman içinden ilerledikten sonra Kaleüçağız’a kadar sahilden ilerlemektedir. 15.45’te Kaleüçağız’a ulaştık. Burada dinlenme ve atıştırma molası vermemizin ardından Kaleköy’e doğru yürümeye devam ettik. Kaleüçağız’dan sonra 2 km kadar kilit taşlı ve beton yol karışık olacak şekilde ilerleyerek 17.15’te mezarlık bölgesine ulaştık. Mezarlık girişinde içeride ve dışarıda çeşme bulunmaktadır. Burası su kaynağı olup rahatlıkla kamp atılabilecek tek bölge.  Mezarlığın içerisinde giriş kısmında çatısı olan bölümde çadırlarımızı kurduk. Hızlıca yemeğimizi hazırlayıp, yememizin ardından çadırlarımıza geçerek dinlenmeye başladık.

 

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Parkurda herhangi bir su kaynağı bulunmamaktadır. Aparlai bölgesinde 2 tane açık pansiyon vardı. Oralardan su temini yapılabilir mi sormak lazım.
  • Bu parkur için yanımızda 3litre su taşıdık.
  • Kaleüçağız’da 2 tane market bulunmaktadır. Bu marketlerden ihtiyaçlarınızı temin edebilirsiniz.
  • Parkurun sahilden ilerlerken kayalık bölümlerin üzerindeki sivri kayalık, çıkıntı vb. yerler ayak tabanlarını oldukça rahatsız ediyor. Bu bölümlerde dikkatli olmanızda fayda vardır.
  • Kaleköy’de kampı mezarlık bölgesinde atabilirsiniz. Mezarlıkta su kaynağı bulunmaktadır.
  • Çadır konaklama yapmak istemiyor iseniz Kaleüçağız’da veya Kaleköy’de konaklama yapabilirsiniz.
  • Kaleüçağız’dan herhangi bir bölgeye ulaşım yoktur. Burada taksi vb de yoktur. Buradan bir yerlere gitmek için ya otostop çekeceksiniz ya da Demre’den veya Kaş’tan taksi çağırtacaksınız.
  • İşaretlemeler genel olarak iyi olsa da bazı bölümlerde az da olsa sıkıntı yaşanabilmektedir.
  • Mezarlık bölgesine kamp kurduktan sonra Kaleköy’e patikadan yürüyüş yapabilirsiniz.
  • Parkur; patika, toprak yol, kilit taş ve beton yol içermektedir.

 

  1. Gün – Kaleköy – Çayağzı

Saat 07.00’de uyanarak kahvaltımızı yapmamızın ardından toparlanıp 08.30’da mezarlıktan yürümeye başladık. Parkur mezarlıktan hemen sonra evlere kadar asfalt olarak devam edip, evleri geçtikten sonra patikaya dönmektedir ve bu şekilde devam etmektedir. Mezarlıktan sonra 4km kadar düz bir parkurda ilerledikten sonra 3 tane çıkış ve iniş bulunmaktadır. Çıkışlar fazla olmasa da sıcakla birlikte yorucu oldu. Bir iniş sonrası çakıl plajına indik. Büyük beyaz çakıl taşlarından oluşan plaj güzel bir görsel sunmaktadır. Plaj sonrası yine patikayı takip eden parkur, 14.30 da Çayağzı’nın girişindeki ahşap köprünün oraya gelmemizle sonlandı. Şansımıza ahşap köprüden geçerken bir caretta caretta çaydan içeriye doğru yüzüyordu ve çok net şekilde onu gördük. Kamp kurmak için çam ağaçlarını gözümüze kestirdikten sonra Çayağzı’na doğru plajdan yürümeye devam ettik. Çayağzı’na gitme sebebimiz orada market olması ve kamp ve yarın yol için kullanmamız gerekecek su ihtiyacımızı karşılamak. Plajdan karşıya geçmekte kullanılan köprünün yıkılmış olmasından dolayı tekne ile karşı geçtik. Karşıya geçtikten sonra hemen yakında bulunan marketin kapalı olduğunu görünce biraz daha ileride solda bulunan markete giderek ihtiyacımız olan suyu alarak geriye dönüşe başladık. Karşıya yine tekne ile geçerek plajdan yürüyerek ahşap köprünün orada bulunan çam ağaçlarının altına geçtik. Çam ağaçlarının bazılarının altında kamp atanlar olduğu için çok fazla seçenek kalmamıştı. Ancak şöyle de bir durum vardı. Çam ağaçlarının hemen arkası sazlık bölge olduğundan dolayı inanılmaz derece sivrisinek vardı ve 2-3 dakika içerisinde bizlere karşı saldırıya geçip, bizleri sokarak inanılmaz rahatsız ettiler. Bu nedenle bu bölgeden uzaklaşmak istedik. Bu nedenle çadırlarımızı biraz daha fazla rüzgâr alan kumsalda kurmaya karar verdik. Çadırımızı kurduktan sonra sahile akan buz gibi dereye ayaklarımızı sokarak rahatladık. Yemeğimizi yapıp yememizin ardından güneş batmaya başladı. Batan güneşin ardından yine sivrisinek istilasına maruz kaldık. Yanımızda sin kov vb. bir şey bulunmadığı için erkenden çadırlarımıza girmek durumunda kaldık. Biraz çadırlarımızda zaman geçirdikten sonra uyumaya geçtik.

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Parkurda herhangi bir su kaynağı bulunmamaktadır.
  • Kampınızı ahşap köprüyü geçince sağ tarafta kumsalda veya sivrisineklerden rahatsız olmuyorsanız çam ağaçlarının altına atabilirsiniz. Biz kumsala çadırlarımızı kurduk.
  • Çayağzı’nda market bulunmaktadır. Ahşap köprünün bulunduğu alandan 1km kadar yürüyerek markete gidebilir ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
  • Bu bölgede kamp atıyorsanız veya yürüyorsanız yanınızda kesinlikle Sinkov vs. bir ürün bulundurmalısınız. Yoksa çadırlarınızın içine mahkûm kalabilirsiniz.
  • Çayağzı’nda kamping bulunmaktadır. Burada da kalabilirsiniz.
  • Sahilin ortasında bir tane çöp kutusu bulunmaktadır. Çöplerinizi buraya atabilirsiniz. Lütfen kumsala ve doğaya çöp atmayınız.
  • İşaretlemeler genel olarak iyi olsa da bazı yerlerde sıkıntı yaşanabilmektedir.
  • Parkur; patika ve en son kumsal içermektedir.

 

  1. Gün – Çayağzı – Gürses – Myra – Demre

 

Yürüyüşteki son günümüz. Sabah yine 07.00’de kalkıp kahvaltımızı yapmamızın ardından çadırlarımızı toplayıp 08.30’da yürümeye başladık. Ahşap köprüyü geçtikten sonra 6km civarında ciddi bir çıkışımız bulunmaktadır. Ahşap köprü sonrası patikaya girerek yükselmeye başladık. Çok fazla efor harcamadan normal bir tempo ile yürümeye özen gösterdik. İlk asfalt yola çıkmamızın ardından 500m kadar asfalttan yürüdükten sonra vadi içerisine gireceğimiz patikanın girişine geldik. Vadi içerisinde 2.5km gibi bir mesafede 300m üzerinde bir irtifa alacağız. Burada hafif bir tempoyla az mola vererek yükselmeye başladık. Patikanın bazı bölümleri tehlike oluşturabilecek riskler barındırmaktadır. Bu bölümlerde dikkatli olmakta fayda var. Vadi içerisindeki işaretlemelerde sorunlar bulunmaktadır. Bu durum gps olmasa bizlere sıkıntı yaşatabilirdi. Gürses’e çıkmaya yaklaştıkça yapılan seralar nedeniyle işaretlemelerin çoğu kaybolmuş durumdadır. Gps yardımıyla kendimizi ana yola çıkarttık. Asfalta çıktıktan sonra karşıda cami bulunmaktadır. Burada elinizi yüzünüzü yıkayıp dinlenebilirsiniz. 500m ilerde sola market bulunmaktadır. Buradan su ihtiyacınızı karşılayıp, dinlendikten sonra yolumuza devam ettik. Ana yola çıktıktan sonra Sümeli’ye kadar neredeyse hiçbir işaretleme yok. Rota ana yolun solundan içeriden giriyor, bazı bölgelerde yine ana yola çıkıyor. Bu bölümde baya sıkıntı yaşadık. En iyisi asfalt yoldan devam ederek hiç riske girmemek. Çünkü içeriler yeni yapılan ve yapılacak seralar nedeniyle bir hayli bozmuş durumda. Sümeli’ye geldikten sonra yolun girişinde bulunan caminin bahçesinde bir mola daha verdik. Burada güzelce dinlendikten sonra bir süre daha asfalttan devam ettikten sonra patikaya giriş yaptık. Bu patika 1.5km kadar sürmektedir. Bu patikadan son zamanlarda anladığımız kadarıyla çok az kişi geçmiş. Makiler ve dikenli bitkiler o kadar çok büyümüşler ki yer yer patikayı kapatma noktasına gelmişler. Bizde dikenlerin içerisinden geçekten ciddi bir eziyet çektik. Dikenleri bizleri güzel şekilde çizdi. Myra kalesine ulaşınca biraz olsun dikenlerden kurtularak kadim taş basamaklardan geçmeye başladık. Myra kalesinden sonra inişe geçtik. İniş biraz dik sayılabilecek seviyede ve yan tarafı uçurum olsa da patika net ve dikenli bölüme göre gayet güzel durumda. İnişe devam etikçe Myra antik tiyatrosunun görüntüsü ortaya çıktı. Seraların arasında sıkışıp kalmış bir antik tiyatro. Manzara yukarıdan bir hayli düşündürücü ve üzücü. İniş patikasının sonuna doğru evlerin bahçelerinden geçerek Myra antik kent bölgesine indik. Antik kenti gezme gibi bir düşüncemiz olmadığı için buradan otogara doğru yürümeye devam ettik. 1.5 km asfalttan yürüdükten sonra 15.00’te Demre otogarına ulaştık ve 4 günlük yürüyüşümüzü sorunsuz, sıkıntısız tamamlamış olduk. Buradan kaş otobüsüne binerek Kaş’a döneceğiz ve 23.45’te olan İzmir otobüsümüzü bekleyeceğiz.

4 gün olarak planladığımız, çok güzel bir yürüyüş faaliyetinin sonuna geldik. Baharda devam parkurunda görüşmek üzere..

 

 

 

 

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Parkurda Gürses’e kadar su kaynağı bulunmamaktadır. Gürses’e çıkınca cami ve asfalttan 500m ilerledikten sonra sol tarafta market bulunmaktadır. Buralardan ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
  • Parkur Gürses’e kadar yükselme, Gürses’ten Demre’ye kadar ise iniş şeklindedir.
  • Vadi içerisindeki çıkışta, Gürses – Sümeli arasındaki bölümde ve Sümeli sonrası patikada ciddi işaretleme eksiklikleri bulunmaktadır. Gps veya telefonunuzda Wilikoc uygulamanızın olup rotayı takip etmenizde fayda vardır.
  • Yine vadi içerisinde yer yer sivrisineklerin bulunduğu bölgeler var. Yanınızda sinek kovucu ürün bulundurmanızda fayda var.
  • Gürses’e yaklaşırken ve Gürses sonrası seralardan dolayı patikalarda yok olmalar ve değişmeler var. Bu bölgelerde dikkatli olmanızda fayda var.
  • Çayağzı sonrası Gürses’e kadar ciddi bir çıkış söz konusu suyunuzu idareli kullanmanızda fayda var.
  • Vadi içerisine girip yükselmeye başladığınız 2. bölümde yer yer tehlike oluşturabilecek yerlerden geçiyorsunuz. Bu bölümlerden geçerken dikkatli olmanızda fayda var.
  • Dilerseniz Myra antik kentini gezebilirsiniz. Biz direkt olarak otogara geçerek Kaş’a dönmek istedik.
  • Kaş’a sürekli olarak minibüsler bulunmaktadır. 14lira bir ücreti bulunmaktadır.

 

Kaş’tan başladığımız yürüyüşümüzü Demre’de bitirdik. 4 günlük olan yürüyüşümüzün parkurlarının bazı kısımları keyifsiz olsa da genel olarak keyif aldığımız bir faaliyet oldu. Çünkü yolda olmak her zaman güzeldir.

Ve umarım bu yazıyla sizlere katkı sağlayabilirim.

Genel olarak yol ile ilgili öneriler ve dikkat edilmesi gereken durumlar ise şu şekildedir;

  • Likya Yolu’nun bu bölümü su sıkıntısı nedeniyle çok tercih edilen parkurlardan olmayıp, yürümeyi planlıyorsanız, su durumunu, kamp atacağınız yerleri veya kalacağınız yerleri güzelce planlayarak yürümenizde fayda var.
  • Çadırlı konaklama yapacaksanız, Boğazcık’ta cami karşısındaki çocuk parkında, Kaleköy’de Mezarlık bölgesinde kamp atabilirsiniz. Buralarda su kaynağı bulunmaktadır. Çayağzında su kaynağı bulunmamaktadır. Burada marketten su ihtiyacınızı karşılayarak, sahilde kampınızı kurabilirsiniz.
  • Market sadece son gün yürünen parkur üzerinde Gürses’te bulunmaktadır.
  • Boğazcık, Aparlai, Kaleüçağız, Kaleköy ve Çayağzı’nda kamping, pansiyon vb. yerlerde konaklayabilirsiniz.
  • Parkuru Ekim ayının ortası sayılabilecek bir zamanda yürüdük. Hava 4 günde güneşli veya parçalı bulutluydu. Özellikle ilk 2 gün oldukça sıcaktı. Ekim ayı ve sonrası için Likya yolunda yürümek ideal zaman denilse de, benim için yaz ayları dışında kalan diğer ayların hepsi ideal diyebilirim. Herkesin ideali, istekleri farklı olabilir. Siz tercihinizi ne istediğinize göre şekillendirin.
  • Bu bölümü Gps olmadan yürümemenizi tavsiye ediyorum. Gps’iniz yok ise telefonunuza Wikiloc uygulamasını yükleyip oradan da yolu takip edebilirsiniz. Gps veya Wikiloc olmadan yürümenizi tavsiye etmiyoruz.
  • Yürüdüğümüz parkurlarla ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa bize ulaşabilirsiniz.
Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!