LİKYA YOLU BÖLÜM 1 – OVACIK – ÖZLEN

LİKYA YOLU BÖLÜM 1 – OVACIK – ÖZLEN

Likya Yolu zamanı diyerek 4 gün yürümeli 2 günde Kaş’ta dinlenmeli, tatilli bir yürüyüş programı oluşturmaya çalıştık. 4 kişilik ekibimizle Likya Yolu’nun belki de en çok tercih edilen bölümleri olmakla birlikte sonunda toplu taşıma araçlarıyla istediğimiz noktalara gidebilmek adına bu parkuru tercih ettik. Fethiye Ovacık’tan yürüyüşe başlayarak ilk gün Kabak’ta, ikinci gün Alınca’da, üçüncü gün Bel’de, dördüncü gün ise yürüyüşümüzü Özlen’de bitirerek aynı gün akşamı, ulaşımda dolmuş kullanarak Kaş’a ulaştık.

Parkur                  : 1 .gün: Ovacık – Kabak, 2. gün: Kabak – Alınca, 3. gün: Alınca – Bel, 4. gün: Bel – Özlen

Konaklama         : Çadır

Hava durumu    : güneşli, parçalı bulutlu, kapalı ve yağmurlu.

Tarih                     : 6 – 9 Ekim 2019

  1. Gün – Ovacık – Kozağaç – Kirme – Faralya – Kabak

4 kişilik ekimizle birlikte İzmir’den otobüs yolculuğu oldukça erken sayılabilecek bir saatte 05.00’te Fethiye otogarına geldik. Saat erken olduğu için havanın aydınlanmasını ve ondan sonra harekete geçmek istedik. Otogardan Ovacık’a dolmuşlar mevcut ancak 08.00’de başlıyor. Biz de 4 kişi olmamız sebebi ile taksi ile Ovacık’taki rotanın başlangıcına kadar geldik. Otogar – Ovacık Likya yolu başlangıcı ücreti 55 tl civarındadır. Yürüyüşe başlamadan önce rota başlangıcının karşısında bulunan piknik masasında sabah kahvelerimizi içip, rotaya 08.00’de başladık. Rota yangın yolu/orman yolu ile başlayıp Montana Tepesi denilen noktaya kadar bu şekilde devam etmektedir. Montana Tepesi Ölüdeniz manzarasının en güzel göründüğü noktalardan biri olup, gezginlerin ve günübirlikçilerin de oldukça fazla uğrak noktası durumundadır. Bu kadar çok farklı kişi grupların buraya gelmesi sonucunda etrafta  çöp bulunmaktadır. Biz burada uzunca bir mola verip, manzaranın tadını çıkartarak güzelce dinlendik. Yol buradan sonra patikaya dönüyor ve o şekilde ilerliyorsunuz. Güneşin Babadağ’ın arkasında kalması nedeniyle gölgede ve serin bir şekilde patikada yükselmeye devam ediyoruz. Bu esnada güneşe doğrudan maruz kalmamak çok güzel bir şey diyebilirim. Aksi halde güneşte bu yokuşlu patikayı yürümek sırtımızda 20 kilo çantayla hiç kolay olmayacaktı. Bir süre yürüdükten sonra Babadağ eteklerinde yer alan Kozağaç Köyü’ne ulaşıyoruz. Kozağaç’ta su kaynakları mevcut. Birkaç işletme de açılmış durumdadır. Biz Kozağaç’taki molamızı caminin bahçesinde verdik. Burada da su kaynağı bulunmaktadır. Ancak bölgede yapılan arıcılık faaliyetleri nedeniyle oldukça fazla bir arı popülasyonu mevcut. Arı sokmalarına karşı dikkatli olunmalı. Molamızın ardından tekrar yola çıkarak Kirme’ye ulaştık. Burada da su kaynağının yanında çınar ağaçlarının altında bir mola vererek, ardından Faralya’ya doğru inişe geçtik. Saat 14:00 civarında Faralya’ya ulaşıp, rotanın hemen karşısında bulunan kafeteryada oturup bir şeyler içip dinlendik. Saatin oldukça erken olması nedeniyle Kabak’a kadar yürüyebileceğimizi düşündüğümüz için Kabak’a doğru yola çıktık. Yavaş ve molalı bir şekilde 17:00 gibi Kabak Köyü’ne ulaştık. Burada kamp yeri olarak bir mekânın otoparkını seçtik. İşletmeciye cüzi bir miktarda para vererek kampımızı burada kurduk. Yemeğimizi yapıp yememizin ardından çadırlarımıza geçerek dinlenmeye başladık.

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Parkurun ilk başlangıç kısmı oldukça sert. Burayı yavaş çıkmanızda fayda var.
  • Kozağaç, Kirme ve Kabakta su kaynakları bulunmaktadır.
  • Çadır konaklamayı tercih ederseniz, Faralya ve Kabak bölgelerinde pek kamp alanı yok. Kabak sahile inip kamp kurabilirsiniz. Ancak yazın bazı gelişmeler olmuş, Kabak’ta orman içi ve sahile kamp atılmasına izin verilmemişti. Biz bu durumdan ötürü kendimizi riske atmamak için sahile inmeyip yukarıda, çok az da olsa ücret vererek kampımızı attık.
  • İster Faralya isterseniz Kabak’ta konaklayın yarın devam edecek olduğunuz Alınca parkuru üzerinde su kaynağı bulunmamaktadır. O nedenle bu parkur öncesi sularınızı iyice doldurup o şekilde parkura devam etmenizde fayda var.
  • Kabak’a sahil üzerinden giden rota biraz tehlikeli olduğu için, biz Faralya’nın üstünden devam eden rotayı tercih ettik.
  • Parkur; toprak yol, asfalt yol, kilitli taş ve patikaları içinde barındırmaktadır.

 

  1. Gün – Kabak – Vadi – Alınca

Bugün yolumuz biraz kısa olacağı için çok da erken olmayan bir saatte kalktık. Kahvaltımızı yapmamızın ardından toparlanarak yola koyulduk. Vadi rotası üzerinden Alınca’ya gitmeyi planlıyoruz. Rota üzerinde su kaynağı olmadığından dolayı sularımızı iyice doldurduk. Kabak – Vadi rotasından ilerlerken, rota bizlere inanılmaz manzaralar sundu. Belki Kabak sahilde kamp atmak güzel olabilir ancak Vadi rotasının da manzarası es geçilebilecek bir durum değil diyebilirim. 3-4 tane farklı manzara noktasında durup bol bol fotoğraf çekildik, manzaranın keyfini çıkardık, dinlendik ve kahvelerimizi içtik. Parkur kısa ancak oldukça sert diyebilirim. Alınca’ya gelmeden 1 km kadar önce yol kenarında Ramazan’a ait olan küçük bir baraka var. Burada çay, su, soda, ayran, birkaç bisküvi ve çikolata çeşitleri bulunmaktadır. Benim tavsiyem burada durmanız, çay, ayran içmeniz, Ramazan ile sohbet etmeniz ve dinlenmeniz yönünde olacaktır. 6 ay önce ekip arkadaşlarımızdan Çisem ve Mert bu parkuru yürümüş ve Ramazan ile tanışmışlardı. Ramazanın 6 ay sonra arkadaşlarımızı hatırlaması bizleri ayrı bir mutlu etti diyebilirim. Bu yüzden uğrarsanız, Ramazan’a bizden de selam söyleyin. Burada dinlendikten sonra Alınca’ya doğru devam ettik. Patikanın bitmesi ile köy evlerini gördüğünüz zaman sağ tarafta zeytin ağaçlarının altında bir düzlük alan gözünüze çarpıyor. O alanda kampımızı kurup yemeğimizi yapıp yememizin ardından köy içerisinde gezinmeye çıktık. Köye girdiğinizde yolun tam karşısında bulunan market ve işletmecisinin ısrarlı tavırlarından dolayı kendisini sevmiyoruz. Onun hemen yanında bulunan pansiyon işletmesinin bahçesinde oturup çayımızı içip dinlendik. Bu işletmeden yarınki parkur için ihtiyacımız olan suları da alıp kamp alanına geri döndük. Hava durumu yarın için ciddi bir yağmur vermekteydi. Umarız çok şiddetli ve uzun süreli olmaz diye düşünüyorduk. Ve ardından çadırlarımıza geçerek dinlemeye başladık.

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Parkurda su kaynağı bulunmamaktadır. Kabak veya Faralya’dan çıkarken ona göre hazırlık yapın.
  • Vadi rotasının büyük çoğunluğunda çok güzel manzara noktaları var. Bu manzara noktalarının keyfini çıkartmanızı tavsiye ederim.
  • Çadır kurmak için köye gelmeden önce sağ tarafta bulunan zeytin ağaçlarının altı kullanılabilir.
  • Alınca’da bakkal ve konaklama imkânı bulunmaktadır. Çadırsız konaklama isteyenler buralarda rahatlıkla kalabilir.
  • Parkurun tamamı patikadan oluşmaktadır.

 

  1. Gün – Alınca – Sidyma –Bel

Maalesef hava umduğumuz gibi olmayıp tahminler doğru çıktı ve bütün gece gök gürültüsü ve şimşekler eşliğinde uyuyup, sabah 08.00 gibi de yağmur başladı. Yağmurun dinmesini bekleyip o şekilde yola çıkalım, kararını aldıktan sonra çadırda kahvaltı yapmaya başladık. Kahvaltımızın bitmesinin ardından yağmurun devam etmesi üzerine çadırımızdaki bekleyiş devam etti. Yağmurun ara ara şiddetli bir şekilde yağmasından dolayı toprak suyu çekemeyecek noktaya geldi, çadırlarımızın kenarında su birikmeye ve çadırları tehdit etmeye başlayınca biz de kendimizce birkaç önlem almaya çalıştık. Bu geçici bir önlem olmakla birlikte yağmurun azalmasını veya durmasını beklemeye başladık. Yağmur biraz etkisini azaltınca hemen eşyalarımızı ve çadırlarımızı toplayarak köyün içine doğru yürümeye başladık. Yağmur ince ince çiseliyordu. Burada bir karar vermemiz gerekiyor. Ya yola devam edeceğiz ya da köyde yağmurun iyice dinlemesini bekleyeceğiz. Yola devam etme kararı verdik. Yolda yağmur ara ara çiseleyip ara ara da durdu. Biz bu şekilde yola devam etmiş olduk. Asfalt yoldan biraz ilerledikten sonra yol patikaya dönüşmektedir. Patikanın 1 km kadarlık bu bölümü kayalıklı ve uçurumlu olması nedeniyle, oldukça dikkatli bir şekilde bu bölümü geçtik. Bu bölümün tehlikeli olmasıyla birlikte manzarası da enfes diyebilirim. Kapalı ve yağmurlu havanın gri tonları da manzarayı mükemmel bir hale getirdi diyebilirim. Bu kayalıklı ve tehlikeli patika bittikten sonra yol kısa bir süre orman yolunu döndü. Sancaklı bölümünden itibaren de yol asfalta döndü ve yol Boğaziçi köyüne kadar asfalt olarak devam etmektedir. Boğaziçi köyüne gelmeden 1 km kadar önce yol üstünde sol tarafta bulunan caminin önünde bir mola verdik. Burada tuvalet ve su kaynağı bulunmaktadır. Burada ihtiyaçlarımızı giderdikten sonra yola devam edip Boğaziçi köyü üzerinden Dodurga köyüne ilerledik. Havanın hafif hafif çiselemesi nedeniyle Dodurga köyünün camisinin şadırvanında mola verdik. Yağmurun kesilmesiyle birlikte antik kentin kalıntıları içerisinden devam ederek Bel’e giden asfalt yola çıktık. Buradan 1,5 km kadar asfalt yoldan ilerledik. Asfalt yolun eğiminin yüksek olması bizleri baya zorladı diyebilirim. Asfalt yoldan çıkıp patikaya girdiğimiz zaman oldukça rahatladık. Patikadan devam ederek orman yolu üzerinden köye ulaştık. Kamp kurmak için ekip arkadaşlarımızın daha önce de kamp kurmuş oldukları Ramazan Amca’nın bakkal ve evinin bulunduğu yere gittik. Ramazan Amca 6 ay önce olmayan bir şey yapmış 2 odasını pansiyona çevirmiş ve terası da kamp alanı olarak ayarlamış. Sadece çadır kuracağımız için siz ne veriyorsanız diye bize dönüş yaptığından dolayı cüzi bir miktar vererek çadırlarımızı Ramazan Amca’nın evinin terasına kurduk. Ramazan Amca’nın bakkalında her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz malzeme mevcut. Ancak sigara her zaman bulunmamakta. Ramazan Amca bizlere semaverde odun ateşiyle çay demleyip, dinlenirken bu mis gibi çayı içtik. Ramazan Amca standart bir işletmeci olmadığı ve ‘’1 suya 4 lira alınır mı?’’ gibi bir düşüncesi de olduğu için ücretleri neredeyse market fiyatlarıyla eş değer diyebilirim. Likya Yolu gibi oldukça ticari bir yol haline gelen ve bu yolu yürüyen insanları yolunacak kaz gibi görenlerin çokluğu nedeniyle böyle güzel insanları görmek bizleri çok mutlu ediyor. Ramazan Amca’nın evi ve marketi camiden aşağıya doğru yürürken yol üzerinde hemen sağda kalmaktadır. Evi de orası olduğu için gece bile yoldan geçiyorsanız kapısını çalın marketi sizin için açacaktır.

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Yol üzerinde çoğu noktada su kaynağı bulunmaktadır.
  • Pansiyon konaklama isterseniz Bel’de pansiyonlar bulunmaktadır.
  • Çadır için fazla alan bakmadık, biz Ramazan Amca’nın evin üstünü tercih ediyoruz.
  • Bel’de Ramazan Amca’nın marketi bulunmaktadır. Yol üstünde başka açık market bulunmamaktadır.
  • Parkurun geniş açıklıklara çıktığı bölümlerde işaretlemeler biraz zayıf olduğu için dikkatli olmanızda fayda var.
  • Parkur; patika, orman yolu, asfalt yol içermektedir.

 

  1. Gün – Bel – Gavurağılı – Pdynai – Özlen

07.30 gibi kalkarak kahvaltımızı yapmamızın ardından toplanmaya başladık. Ramazan Amca ile vedalaşıp Özlen’e doğru yola çıktık. Orman içi çok güzel yol patikalardan ilerledikten sonra Gavurağılı’na iniyorsunuz. İniş çok rahat ve güzel geliyor. Buradan sonra yeniden yokuş başlıyor ve yangın yolundan devam ediyorsunuz. Yol daha sonra patikaya dönmektedir. Patikadan yükselmeye devam ettikten sonra inişe geçmeden önce patika sizi sola döndürmektedir. Sağ tarafta kayalık sırası gözünüze çarpar. İşte bu noktada sola kıvrılan patikadan devam etmeyip o kayalıkların bulunduğu sağ noktaya doğru devam edin ve orada sizi harika bir manzara noktası bekliyor olacak. Bu noktadan Özlen’den Patara’ya kadar sahil hattının tamamını görebiliyorsunuz. Bu manzara için patikadan çıkmaya değer. Yeniden patikaya girerek Pdynai antik kentine doğru ilerleyişimiz devam ediyor. Pdynai’ye iniş bölümünde orman içinde işaretlemeler oldukça karışık olmuş, biz Gps sayesinde çok fazla yanlış patikalara girmeden asfalt yola indik. Asfalt yolda bir süre ilerledikten sonra sağda bulunan tabelaların bulunduğu noktadan, patikaya girerek Pdynai antik kentine giriyorsunuz. Antik kent içinden sur/kale yıkıntılarının içerisinden ilerleyerek Özlen’e iniyorsunuz. Hemen indiğiniz noktada sağ tarafta bir ve pansiyon mevcut. İsterseniz burada kalabilir, istemezseniz 500 metre kadar asfalt yolda yürüyerek dolmuş durağına ulaşabilirsiniz. Buradan yarım saatte bir Fethiye’ye dolmuş kalkmaktadır. Son dolmuş 18.30’da kalkmaktadır. Biz Kaş’a gidebilmek önce bu dolmuşa bindik, sonrasında bizi yolda, otogara 300 metre mesafe olan bir yerde indirdi. Oradan otogara yürüyerek Kaş otobüsüne binip akşamına Kaş’a ulaştık. Burada 2 gün zaman geçireceğimiz ve keyif yapacağımız için Kaş Camping’e geldik ve burada konakladık.

Ve böylelikle planladığımız bir yürüyüşümüzün daha sonuna gelmiş olduk..

Önerilenler ve dikkat edilmesi gereken durumlar;

  • Özlen’de konaklamayı pansiyon veya kampingte yapabilirsiniz.
  • Ücretsiz olarak çadırınızı sahile de kurabilirsiniz.
  • Yol üzerinde Gavurağılı içerisinde çeşme mevcut. Yangın söndürme havuzunun yanındaki çeşme biz geçerken akmıyordu. Bu çeşme mevsimsel olarak değişiklik gösterebilir.
  • Parkurun bittiği noktadan sonra Özlen’de kalmayacak iseniz, 18.30’a kadar yarım saatte bir çalışan dolmuş ile Fethiye’ye geri dönebilir ya da yolda inip biraz yürüyüp Kalkan, Kaş yönüne giden otobüslere de binebilirsiniz.
  • Özlen’den sonra yol büyük çoğunlukla asfalt olduğu için o parkuru atlamakta fayda var diye düşünüyorum. Yine de tercih sizindir.

Ovacık’ta başladığımız yürüyüşümüzü Özlen’de bitirdik. Bizim için 4 günlük yürüyüş oldukça keyifliydi. Ve umarım bu yazıyla sizlere katkı sağlayabilirim.

Genel olarak yol ile ilgili öneriler ve dikkat edilmesi gereken durumlar ise şu şekildedir;

  • Likya Yolu’nun en çok tercih edilen bu bölümünde su kaynağı sıkıntısı çoğu yerde yaşanmamakla birlikte, yaşanılan birkaç bölüm için gerekli önlemlerinizi almakta fayda var.
  • Yürüdüğümüz Ekim ayı içerisinde yol üzerinde açık olarak Alınca’da ve Bel’de market bulunmaktadır. Bunların dışında yolda açık herhangi bir market bulunmamaktadır. Sigara içiyor iseniz oldukça tedarikli gitmenizde fayda var. Ramazan Amca’nın marketinde her zaman sigara bulunmamaktadır. Alınca’daki markette sigara var mı bilmiyorum.
  • Çadırla konaklama yapacak iseniz her köyde veya su kaynağına yakın noktalarda ücretsiz alan bulamayabilirsiniz. 4 günlük yürüyüşte ücretsiz olarak sadece Alınca’da kamp kurduk.
  • Ücretli çadır alanı veya pansiyonda kalmak isterseniz Faralya, Kabak, Alınca, Bel, Özlen’in hepsinde pansiyon veya kamp alanları vardır.
  • Ekim ayının ilk haftasında bu parkuru yürüdük. Hava sadece bir gün yağmurluydu. 3 gün güneşli veya parçalı bulutluydu. Bu ayın Likya yolunda yürümek için ideal zaman denilmesiyle birlikte yaz ayları dışında, her zaman benim için ideal diyebilirim. Herkesin ideali, istekleri farklı olabilir. Siz tercihinizi ne istediğinize göre şekillendirin.
  • Bu bölüm, Likya Yolu’nun en çok tercih edilen bölümlerinden de olsa Gps olmadan yürümemenizi tavsiye ediyoruz. Gps’iniz yok ise telefonunuza Wikiloc’u yükleyip oradan da yolu takip edebilirsiniz. Gps veya Wikiloc olmadan kesinlikle yürümeyin.
  • Yürüdüğümüz parkur ile ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa bize ulaşabilirsiniz.

 

Comments

Bir Cevap Yazın

Blog İstatistikleri

  • 18.074 tıklama
error: Content is protected !!